Abone ol | Biyografi | Tüm yazıları
Turgay Sözen

Evde Kalın

Her gün vaka sayıları ile birlikte aramızdan ayrılanların sayısı da artıyor.

Dünyanın ve ülkemizin değerleri gözlerimizin önünde bir bir kayıp gidiyor.

Daha birkaç gün önce Türkiye'nin sevdiği, hocaların hocası Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu ile dört hocamızı kaybettik.

İnsanları kurtarmak için hayatlarını ortaya koyan sağlık çalışanlarını bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Sağlık çalışanları, insanların hayatlarını kurtarmak için hayatlarını ortaya koyuyorlar dedik.

Onlar bunun maddi karşılığını beklemeseler de devletimiz sağlık çalışanlarının hakkını vermek için mutlaka adım atmalı…

Mesela, Samsun’da ambulans şoförlerinin mesai süresi ile ilgili sıkıntısını her gün okuyoruz.

Özlük haklarında da iyileştirme yapılması gerekiyor.

Yine, sağlık çalışanlarına zaman geçirilmeksizin 3600 ek göstergenin verilmesi için çalışma başlatılması lazım.

Sağlıkçılara yönelik şiddete karşı caydırıcı önlemler alınması gerekiyor.

Bir başka konu da geçtiğimiz günlerde gündeme gelen görevi sırasında hayatını kaybeden sağlıkçıların şehit, yine görevi dolayısıyla çalışma gücünü kaybedenlerin gazi sayılması için yasa çıkarılmalı…

Sanırım, Türkiye olarak, insanları sağlığına kavuşturmak için canlarını hiçe sayan sağlık çalışanlarına ne verilse yeridir düşüncesinde hemfikiriz…

Gelelim pandemi gündemimize… Bu konuyu, bıkmadan usanmadan ne kadar çok dile getirirsek o kadar iyi… Korona günlüğümüzde; Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu gün içindeki gelişmeleri değerlendiriyor ve Sayın Cumhurbaşkanına teklifte bulunuyor.

Sayın Cumhurbaşkanı da bu tedbirleri açıklayarak uygulamaya koyuyor.

Bütün tedbirler, insanların yaşamı ve sağlık sisteminin daha etkili olarak kullanılması çerçevesinde alınıyor.

Okuduğum bütün makaleler, dinlediğim bütün resmi ve uzman açıklamaları ile gelişmeler, virüsün insanla ortak bir yaşam kurana kadar bu durumun devam edeceğini ortaya koyuyor.

Püf noktanın ise, bu sürecin daha uzun zamana yayılması ve sağlık sisteminin kaldırabileceği yükün üzerine çıkmaması olduğunu artık biliyoruz.

Öyle veya böyle bütün insanlar bu virüs ile diğerleri ile olduğu gibi tanışacak.

Bundan kaçış yok!

Yaşamak için evde kalmak çok önemli!

Allah korusun, aşırı yüklenme sebebiyle sağlık sistemi çökerse, hepimiz altında kalırız.

İtalya ve İspanya gibi ülkelerde örnekleri görülüyor.

Sağlıkçılar hasta seçmek zorunda kalıyor. Bu duruma düşmemek için, mümkün olanın azamisini kullanarak evde kalmalıyız!

Aslında virüsün de insanları hasta etmek, öldürmek gibi bir amacının olmadığını uzmanlar vurguluyor. Çünkü kendisinin yaşaması da insanların yaşamasına bağlı…

Buradaki sürecin, insan bağışıklık sisteminin ortaya çıkan bu yeni virüsü tanıması, virüsün de insan yapısını tanıyarak ortak yaşam için mutasyon geçirmesi şeklinde oluşacağı görünüyor.

Bütün bunlar olurken ortaya çıkabilecek ağır komplikasyonların tedavisi için sürecin sağlık sisteminin taşıyabileceği şekilde gerçekleşmesi şart.

Bu yüzden, insanların bütün şartlarını zorlayarak virüsün yayılabileceği ortamlardan, ikili temaslardan mümkün olduğunca uzak kalması isteniyor. Çünkü Covid-19 virüsü havada tek başına hareket edemiyor. Taşınması için iki yol var: Birincisi, hapşırma veya öksürme ile havaya saçılan tükürük kabarcıklarının içinde; ikincisi ise bulaştığı bir zemin üzerine dokunup burun veya göze temas yoluyla vücuda giriyor.

Vücutta, bağışıklık sistemi güçlü insanlarda çok fazla etkisinin görülmediğini uzmanlar açıklıyor. Ancak kimin bağışıklık sistemi yüksek, kimin değil bunu bilmek de insanın elinde değil. Onun için bu virüsün yayılmasının önlenmesi ve etkilerinden mümkün olduğu kadar kaçınılması için yapılacak ilk önlem, insanların kendilerini izole etmesi, yani evde kalması. Evde kaldığı dönemde de tıpkı dışarıda olduğu gibi hijyen kurallarına harfiyen uyması, ihtiyaç için dışarı çıktığında ise maskesini ve eldivenlerini takıp, alışveriş esnasında iki metrelik sosyal mesafeye azami riayet etmesi gerekiyor. Eve dönüşte ayakkabıların dışarıda bırakılması, elin ve yüzün kurallarına göre sabunla bolca yıkanması da alınan tedbirlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Geçen yazımda virüs sebebiyle ortaya çıkan krizden nemalanmak isteyenleri yazmıştım.

Aradan geçen zaman içinde bu gruba girenler daha da ileri giderek zorunlu ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını alabildiğine artırdılar. Daha önce 30 lira olan maskenin fiyatı astronomik rakamlara çıktı. Devletimiz zamanında müdahale ederek, maske satışını yasakladı ve PTT aracılıyla vatandaşlarına ücretsiz maske dağıtımına başladı.

Bir başka konu da insanların kendilerini çok da ilgilendirmeyen konuları aşırı merak ederek, sosyal medyada asılsız haberler üreterek, Devletimizi zor durumda bırakmaya çalışan kaynağı dışarıda olan hainlerin emellerine çanak tutmaları şeklinde ortaya çıkıyor.

Konudan bihaber olan insanlarımız da bu tür yanlı-yanlış haberleri paylaşarak onlara yardımcı oluyor. Dikkat etmek şart…

Türk bilim insanlarının bu virüsün şifresinin çözmek ve aşısını ve tedavisini bulmak için büyük bir çaba içerisine girdiğini biliyoruz.

Tabii ki güzel haberler de geliyor.

Umarım insanlığa bu güzel haberi bizim bilim insanlarımız verir.

Burada sağlık bakanımız Dr. Fahrettin Koca’nın da hakkını teslim etmek gerekir.

Bakan Koca, zaman mevhumu tanımaksızın çalışmaları koordine ediyor, gerektiğinde elini taşın altına koymaktan çekinmiyor. İnsanlarımız onu seviyor.

Sağlık ve bilim ordusu ile birlikte bu pandemiyi ortadan kaldırmak için çabalıyor.

Bakan Koca’ya ve sağlık çalışanlarına yürekten teşekkürler ve kocaman bir alkış…

Unutmayın… Hayat eve sığar.

Evde kalın, sağlıkla ve esen kalın
Yazarın diğer yazıları

Samsun 1965 Haber | Samsun Haber

Son Dakika Haberler

Canik Basket'e Basketbol Süper Ligi'nden Davet

Öne Çıkan Haberler

KİM BU ÜNLÜ ?

Manşet Haberler

Canik Basket'e Basketbol Süper Ligi'nden Davet