Grandios İç Sayfa

SAMSUNSPOR NEDEN BAŞARILI OLAMADI

27 Mayıs 2021 Perşembe 14:14
SAMSUNSPOR NEDEN BAŞARILI OLAMADI
samsun1965.com/l/Fz92r0z5


‘YILDIRIM HAMLESİ BAŞLANGIÇTA BİR AVANTAJDI’

Gazetemizin köşe yazarları Nusret Sağlam ve Resul Akçay, Yılport Samsunspor’un geride bıraktığı ve süper liginin kapısından döndüğü sezonu değerlendirdi. Yazarlarımız, nerelerde ne eksikler yapıldığını ve neler yapılması gerektiğini Gazete Gerçek Spor Servisi Müdürü Mustafa Ataseven’in sorularına cevap vererek yanıtladı. Şampiyonluğun her takım için bir hayal olduğunu söyleyen Nusret Sağlam, “Samsunspor için ise, bir yaşam biçimi hatta yaşanması elzem olan bir başarı. Hedefini şampiyonluk olarak belirlemiş bir kulüp için daha sezon başında yapılması ve planlanması gereken birçok şey var.

Bunlardan ilki, finans olarak bu yükün altına girebilecek bir irade ki, Samsunspor bu konuda çok önemli bir hamle şansına sahipti. Şirketleşmeye giden Samsunspor’da Yüksel Yıldırım hamlesi her kulübü kıskandıracak bir avantajdı başlangıçta” dedi.

Sağlam, “Bir finans yönetmeni Yıldırım. Sektöründe başarılı bir işadamı. Ama futbol dünyası onun vakıf olduklarından farklı bir dünya. O nedenle, iyi bir organizasyona ve onu yönetebilecek bir futbol aklına. Ligi iyi tanıyan bir teknik direktöre. Samsunspor’u hedefine ulaştırabilecek ve bir takım hüviyetine taşıyabilecek bir kadro yapılanmasına ihtiyaç vardı. İdari kısmını kendi çözmüştü Başkan Yıldırım. Teknik ekibin başına ise futbol ve teknik direktörlük kariyeri tartışılmayacak bir simi, Ertuğrul Sağlam’ı getirmişti. Geriye ne kalıyordu?. Kadro yapılanması ve ilişkiler var. Türk Futbol Dünyasında ilişkiler çok önemlidir. İsmi her zaman itibar hanesinde yer alan Samsunspor için federasyon, kurullar ve hakem dünyasında iyi ilişkileri kurmak değil devam ettirmek zor olmamalıydı. Sezon boyu özellikle bunun eksikliği hissedildi” diye konuştu.

‘MAÇ MAÇ İRDELEMEK LAZIM’

Sağlam kendisine yöneltilen sorulara şu şekilde cevap vermeye devam etti; “Kural hatası yapıldığı futbol dünyasının her kesimince hatta federasyon kurulları tarafından bile kabul edilen bir maçtan sonra bile Samsunspor’un hakkının iade edilmemiş olması bu eksikliğin en önemli göstergesidir.

Burada sezonu maç maç irdelemek mümkün değil ama umut ve güven veren bir takım hüviyetine kavuşamamak ve yapılan teknik hatalar, Samsunspor’u sezon sonunda arzulanan hedefin dışına itti. Bence burada önemli hatalar yapıldı. Gerek yerli, gerekse yabancı futbolcu tercihleri, gidenler, kalanlar sezon boyunca tartışılan bir kadro yapılanmasını oluşturdu. Her teknik adam sezon sonu geldiğinde elindeki kadrodan göndereceği ve tespit edilen aksayan mevkilerdeki futbolcuların alınmasını içeren bir rapor sunar yönetimine. Alınacak futbolcu listesi daima alternatifli olmuştur.”

“Her istediğinizi almanız mümkün olamayacağı için onların yerine yedekleri sunulmuştur raporda.

Şimdi bu raporun varlığını, varsa içeriğini bilemiyoruz elbette. Ertuğrul Sağlam istediği kadroyu kurabilmiş midir? Listesinde düşündüğü, A Planı yerine gelmiş midir, bunu duymak mümkün olmadı.

Bunun yanında kadro yapılanmasında düşünülen yabancı futbolcuların kimliği de çok önemlidir.

Öncelikle alacağınız yabancılar sahaya çıkacak kadroda direkt oynayacak profilde olmalıydı.

Samsunspor’un yabancılarının esame listesinde devamlı yer alıp almadıkları malum. Hatta birçoğu için,’ Nerden çıktı bu adam’ denildiğini biliyoruz. Ama her ne olursa olsun başarısızlığı sadece yapılan transferlere bağlamak mümkün değil. Doğru da değil! Elinizdeki futbolcu kadrosunu bir takım hüviyetine sokamıyorsanız, sahada oynadığınız futbolla taraftarınıza bu takım her şekilde hedefine ulaşır dedirtemiyorsanız, Oyunun gidişatını ve skoru etkileyecek teknik iradeyi sahaya koyamıyorsanız. Üstüne üstlük, bu kadronun idari sorunlarını ve teknik ve futbolcu kadrosuyla yönetim birimi arasındaki uyum ve ritmi yakalayamıyorsanız, Sorunu ve başarısızlığı sadece transferlere bağlamak gibi bir acze düşersiniz ki; Bu külliyen yanlış bir tespittir. Samsunspor adına da tüm sezon boyu gözlerden kaçan bir gerçektir.”

DERNEK-FUTBOL AŞ İLİŞKİSİ

“Şirketleşen Samunspor’un yeni tanımı ile artık Samunspor Kulübü Derneği’nin bir taraftar derneği veya fan kulübünden farkı kalmadığını görüyoruz. Elbette çok arzu edilen bir durum değil ama yetkileri elinden alınmış bir derneğin bir kulübün kaderinde söz sahibi olması da düşünülemez.

Hem şirket hem de dernek başkanının Yüksel Yıldırım olması derneği vasıflı bir kurum olmaktan çıkartmış görünüyor. Bu haliyle bile dernek yöneticisi olan arkadaşlarımızın şirket yönetimini yönlendirebilecek bir futbol yöneticisi deneyimine sahip olması bakın bu yıl yapılan birçok yanlışın önüne geçilmesine neden olabilirdi. Ama bir görünen gerçeğinde başkan Yıldırım’ın tek söz ve irade sahibi olarak yola devam etme isteğini ortaya koyması. Sadece bu istek bile derneğin futbol yönetiminde her hangi bir statüsünün kalmadığının göstergesi oldu.”

SEZONUN KIRILMA NOKTASI

“Bütün Türkiye’de spor camiasının duayenleri Ümraniye maçında kural hatasında ve maçın tekrarında hemfikirken, maçın sonucunun tescil edilmemesine etken olunamaması kırılma noktalarından biridir. Ben oldum olası, futbolcuların kadro dışı bırakılmasına karşı çıkmışımdır. Burada, bu yöntemle asıl ceza kulübe verilmektedir. Futbolcuya verilecek ve onları etkileyecek en büyük ceza, para cezasıdır bu nedenle. İkinci devrenin ikinci yarısında kadro dışı bırakılan üç futbolcuya uygulanan yanlıştı ve kırılma noktalarından biriydi diye düşünüyorum. Zira özellikle Burak Çalık deneyiminde bir oyuncudan iki Altınordu maçında önemli istifadeler sağlanabilirdi. Yukarıda saydıklarım kırılma noktaları için birer etken ama bana göre en önemlisi, Samsunpor’un kendi sahasında şampiyonluk mücadelesi verdiği Giresun ve Adana Demirspor’dan puan alamamış olması, kırılmaların top yaptığı noktadır.”

ERTUĞRUL SAĞLAM’IN MAÇ SONRASI DAVRANIŞI

“Son söyleyeceğimi başa alarak devam edeyim. Son derece çirkin, yakışıksız ve mazereti olmayan bir davranış şekliydi. Bütün sezon takımının, hocasının ve futbolcusunun gözünün içine bakmış ama son 90 dakikada umuduna karalar bağlamış bir taraftar grubundan ne bekliyordu ki Ertuğrul?. Alkışlamasını mı? Tribünden gelen o tepkiler son derece doğaldır. Olgunluk düşer. Ağırbaşlı davranışlar düşer..içeri girmeli, Bence o tepkileri göğüsleyerek maçın yarattığı tansiyon düştükten sonra bu üzüntü ve tepkiyi anladığını içeren açıklamalar yapmalıydı. Ama Ertuğrul’dan bunu beklemek biraz zor. Zira futbol dünyasında işler kötü gittiğinde öfke kontrolü yapamayan teknik adamlardan birsidir Ertuğrul.”

YÜKSEL YILDIRIM NE YAPMALI?

“Yıldırım maçtan sonra kendine yakışanı ağırbaşlı ve vakur bir şekilde tepki vererek yapmıştır.

Mücadeleye devam etmek gerektiğini ve bunun için yeniden çalışmalara başlanacağını belirtmiştir..

Yaklaşım doğru ve uygundur. Ama önemli bir eksikliği gidererek devam etmesi gerektiğine inananlardanım. Kendisi dışındaki dinamiklerle iletişimini sağlayacak bir futbol aklını mutlaka göreve getirmelidir. Teknik ekip, futbolcu kadrosu ile üst yönetim arasında köprü olacak bu deneyime mutlak ihtiyaç vardır Samsunspor’da. Çalışmak istediği teknik direktör her kim olacaksa bugünden belirlemeli, kadro yapılanması ligin yeni yüzüne göre yeniden dizayn edilmelidir. Laf olsun diye ve menajerler dolduruşuyla alınan yabancı transferlerine kesinlikle etmemesini salık veriyorum. Maddi anlamda çok güçlü bir başkana sahip olduğumuz bir gerçek. Ama çok para, çok başarı anlamına gelmiyor. Parayı doğru yönetip, ihtiyacınıza göre harcayıp kaliteyi sağlayamazsanız, Paranın yeniden pul olacağı günlere davetiye çıkartmış olursunuz.”

Biten bir sezonun ardından Gazetemiz köşe yazarlarından Resul Akçay ile geçtiğimiz sezonu ve Samsunspor’u konuştuk. Akçay ise kendine yöneltilen sorulara şu şekilde cevap verdi;

SAMSUNSPOR NEDEN BAŞARILI OLAMADI?

“Plansız, programsız, beceriksiz, yetersiz kişilerce, kısacası kötü yönetilen kulüp, maddi manevi dibe vurdu. Kendi çıkarlarından başkasını düşünmeyen, kulübü arka bahçesi olarak görenler tarafından Süper ligden, 1. Lige, oradan da hayatında hiç yer almadığı 2. Lige düşürüldü. Bunda Samsunspor’u basamak olarak görüp makam ve mevki sahibi olan siyasilerinin de etkisi büyük. Bunun altını özellikle çizmek isterim.  Ağır borç yükü ile sonu hüsrana varacak,  akıntıya kapılan bir kayık düşünün, öylesi bir durum.  Tepedekiler sanki kulüp onların tekelindeymiş gibi kader çiziciliğine soyundular. Diğer örneklerde olduğu gibi kulübü düşürebilecekleri en dip noktaya kadar indirip, sözüm ona yeni bir isim, yeni bir logo ve renklerle yeni bir takım yaratmayı planlıyordu.  Onların bu iğrenç planını kabullenmeyen Samsunspor sevdalısı biri, bir kahraman, cesur yürek yanına dava arkadaşını da alarak bozdu. Yüksel Yıldırım ve İsmail Uyanık bu iğrenç oyunu kabullenmedi. Kulübe adeta el koydular. Samsunspor’un bir Mersin İdmanyurdu, Gaziantepspor, Orduspor gibi yok olmasına razı olmadılar.”

“Yıldırım idari yönetimi tek elden yaptı. İnandığı, güvendiği isimlerle kader birliği yapıp yola koyuldu. Mustafa Erkanat, Veysel Bilen, Mustafa Aztopal ve Ertuğrul Sağlam ile kader birliği yaptı.  Takım Manisa FK ile girdiği şampiyonluk yarışından zaferle çıktı. Başkan Yıldırım bir anda sadece Samsun ve Samsunspor camiasında değil ülkenin gündemine oturdu. Medyanın her alanında konuşulur oldu. Yeni hedef 1.Lig’de bekleme yapmadan Süper Lige çıkmak idi. Sonu Avrupa Kupalarına katılmak olan beş yıllık plan hayata geçirilmek isteniyordu.  Tüm bunları anlattıktan sonra sorunuza geçmek istiyorum. Sezon öncesi yenilenen kadro yapılanmasında özellikle yabancı oyuncuların alımında acayip bir propaganda yapıldı.  Alınan her oyuncu basına “Messi gibi, Ronaldo gibi “ lanse ettirildi. Bu durum yerli oyuncular içinde geçerliydi. Taraflı tarafsız herkes daha maçlar oynanmadan Samsunspor’u şampiyon olarak gördü. Haksız da sayılmazlardı. Zira yapılan açıklamalar ayakları yerden kesecek özellikteydi. Bunun doğru olmadığını haftalar ilerledikçe gördük. Dağ fare doğurmuştu. Takımın her maçı diken üzerinde geçiyordu. Rahat yoktu bize, haramdı. Ardından bütün bunlar yetmiyormuşçasına pandemi olayı patlak verdi. Maçlar seyircisiz oynanmak zorunda kaldı. Başkan Yıldırım ve Mustafa Erkanat hastalandı. Başkan uzun süren bir tedavi sonrası yaşama tutunurken Erkanat bunu başaramadı. Sakatlıklar ve hastalıklar futbolcuları da buldu. Kadro derinliğinin olamayışı takımı etkiledi.”

BAŞARISIZLIĞIN ANA SORUNU YAPILAN TRANSFERLER Mİ?

“Futbolda kadro mühendisliği diye bir kavram var. Bunu başarabilen kulüp sayısı maalesef ülkemizde çok az sayıda. Ülke futbolunu batağa sokan karar yıllar önce Fatih Terim tarafından alınarak, uygulamaya sokuldu. İsteyen istediği sayıda yabancı oyuncu transfer edebilecekti. Amaç Avrupa Kupalarında söz sahibi olmaktı ama olunamadı. Avrupa kupalarına katılan takımlar Kapıkuleden öteye geçemediler. Ülke yabancı oyuncu çöplüğüne dönüştürüldü, bunun karşılığı da ekonomik çöküş oldu. Benzer hatalar sezon başında da yapıldı. Alınan oyunculardan bir gram verim göremedik. Bursaspor, Altınordu gibi Samsunspor’da yabancısız oynadı dersek yanlış bir şey söylemiş olamayız. Alınan oyuncular resmen çöp. Kim, nasıl, niye, neden aldı? Bu soruların yanıtını herkes merak ediyor. Basında “Gol makinası” diye lanse edilen adam “çamaşır makinası” çıktı. Kısacası elimizde patladılar. Yerlilerde de durum farklı değil. Buradan çıkacak sonuç. İşi bilmeyen adamlarla çalışıyoruz. Menajerlerin tezgahına düştük. Paramız çarçur oldu.”

DERNEK İLE FUTBOL A.Ş. ARASINDAKİ

İLİŞKİLERİ DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?

“Genel Kurul’da Yüksel Yıldırım iki başlılığın yarattığı olumsuzluğun önüne geçmek için derneğinde başına geçti. Birkaç isim haricinde yönetimine aldıklarını tanımıyordu. Yakın çevresinden kendisine yapılan öneri ve ricalarla listeye alınmışlardı. Dernek yöneticilerinin futbol ile ilgilenmesinin önüne geçti. Onlar da Basketbol ile zaman geçirdiler. Pek çoğunun da profesyonel bir kulüp yöneticiliği tecrübesine sahip olmadıkları malum. Kulüp içerisinde değil bir toplantı odası, oturmaya sandalyeleri bile yok. Kulübü çok üst seviyede bir devlet adamı ziyaret etse, ağırlayacak bir başkanlık makamı da yok. O makam da, toplantı odası da vardı, kaldırıldı. Yönetim kurulu sözün özü kısaca etkisizleştirildi.  Bu durumdan rahatsızlık duyanlar kulübe gelmez oldular. Şirket ile Dernek çalışanları arasında bili sınıf ayrımcılığı yaşandı. Kısacası işler tatlı bir şekilde yürümedi, yürütülemedi. Yapılan hatalara müdahil olunamadı, fikir bile beyan edilemedi.”

SEZONUN KIRILMA NOKTASI NERESİDİR?

“Maç sonuçları ilginç bir şekilde Giresunspor lehine işlerken, Samsunspor ikinci sıradaki yerini korudu. Üçüncü ile arasındaki puan farkı 6-7 aralığında idi.  Buna da razı idik. Ümraniyespor maçında yaşanan kural hatası TFF tarafından kurulan ince tezgahın ilk çalışması idi. Futbol oyun kurallarının hiçe sayıldığı bir karara karşı haklı davamızı savunamadık. Nasıl, neden, niye bir puana razı olduk? Bilemiyorum. Olması gereken maçın sıfırdan tekrarıydı. TFF’nin yanlışına ayak uydurduk.

Tahkim, UEFA, FİFA, gidilmesi neresiyse hakkımızı aramadık, aratılmadık. Adeta linç edildik! Sonrasında hakemler girdi devreye. Pırasa gibi doğrandık Altınordu ve Giresun maçlarında. Evimizde oynadığımız ve 9 kişi kaldığımız maçta adeta harakiri yaptık. Menemenspor maçı ise felaketin tavan yaptığı bir maçtı. Küme düşmekte olan takıma karşı ezik bir oyun ortaya koyduk. Bir puanı zorla, şansla aldık. Süper Lig hayalimize orada son verdik. Gemi limandan uzaklaşmış, elimizde bavulumuzla arkasından bakakalmıştık.”

ERTUĞRUL SAĞLAM’IN ALTINORDU MAÇI

SONRASI YAPTIĞI DAVRANIŞI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ ?

“Durduk yerde, sebepsiz kimse başkasına el kol hareketi yapıp argo söz söylemez. Birisi bana hakaret etse ki, bu yaşıma geldim analar böyle birini doğurmadı henüz. Kendimi de böyle bir duruma düşürmedim zaten. Ben dahil herkes bir şekilde tepki verir. Hoca kendisine yapılan gayri ahlaki sözlere, o an ki ruh haliyle davranışta bulunmuştur. Sonrasında kendi örf ve ananelerine uygun olmayan bu durum nedeniyle üzüntü duymuştur.  Aynı şekilde karşı tarafından pişmanlık duyacağına inanıyorum.  Elendik diye ben de eve gidene kadar yeşil ışıkta geçenlere bile küfürler etmişimdir. Bir nevi deşarj vaziyetleri. Sakinleştiğinizde oto kontrolünüzü tekrar ele alabiliyorsunuz. İnsanları işini kötü yaptığı için eleştirebilirsiniz, ancak bu size hakaret etme hakkını vermez. Herkesin ailesi, çoluğu çocuğu var, bunlar yakışıksız şeyler.  Hem ayıp, hem de günah. Üzülmedik mi? hem de çok. Hala kendimde değilim, içimden futbolun “f”sini, Samsunspor’un “S”sini konuşmak gelmiyor.”

BAŞKAN YÜKSEL YILDIRIM, BUNDAN SONRA NE YAPMALI?

“2. ligden çıkamadığımızda pes ettik mi? Hayır. Çalışmaya devam edip ikinci sene şampiyon olup bu lige geldik. Hesaplar transit geçiş için yapıldı. Durmayacaktık, ama yukarıda da belirttiğimiz nedenlerden ötürü yerimizde saydık. Yeni bir sezon bizi bekliyor. Geçmiş hatalarımızdan arınıp doğru hamleler yaparak yola devam edilecek. Öncesinde olağan genel kurul zamanı geldi. O gerçekleştirilecek. Burada yönetime futboldan anlayan, kurallarını, yönetmeliklerini bilen kısacası TFF’nin yolunu bilenler alınmalı. Samsun’da böylesi insanlar var. Az biraz çevreye bakarsanız görürsünüz. Faydalanmak gerekir. Devam edilip edilmeyeceği henüz netleşmeyen teknik adam ve ekibinin belirlenmesi ivedilikle çözümlenmeli. Sonrasında da gidecek kalacak, yeni alınacak, kısaca transfer işlerine bakmak gerekir. Burada da geçmiş sezon olduğu gibi aldanmamak gerekiyor. İnce eleyip sık dokumak lazım.”

 

İlginizi Çekebilir

Samsun 1965 Haber | Samsun Haber

Son Dakika Haberler

SEZON FİKSTÜRÜ ÇEKİLDİ

Öne Çıkan Haberler

KİM BU ÜNLÜ ?

Manşet Haberler

SEZON FİKSTÜRÜ ÇEKİLDİ